Kayıtlar

Eskiden Adalet

Bursa’da bir kişi, satın aldığı atın hemen sonrasında, atın hasta olduğunu fark etti. Onu geri vermek istiyor ancak satan adamın atı geri almayacağından endişe ediyordu. Bu yüzden önce kadıya gidip işi resmi olarak halletmek istedi. Ancak kadıyı yerinde bulamadı,mahkeme ertesi güne kaldı, hasta at ise gece öldü.Adam, ertesi gün olanları kadıya anlattı, ne yapılabileceğini sordu. Kadı,“Zararını ben ödeyeceğim” dedi. Şaşkınlıkla kadıya bakan adam “Sizin konuyla bir ilginiz yok, niçin siz ödeyeceksiniz ki” dedi Kadı, şu manidar cevabı verdi: “Evet, görünürde benim konuyla ilgim yok ama işin aslı öyle değil. Sen dün geldiğinde ben yerimde olsaydım, atı geri verdirirdim, sen de paranı geri alırdın. At da senin elinde değil, sahibinin elinde ölmüş olurdu. Şimdi buna imkân kalmamıştır. Senin zararına benim makamımda bulunmamam sebep oldu. O yüzden zararını ben ödeyeceğim” dedi ve ödedi. O kadı, sonradan Osmanlının ilk şeyhülislamı olacak olan zamanın d...

Pazartesi Gününün Önemi

Pazartesi gününü aklımıza hep Pazartesi Sendromu yani kaygı veren, strese sokan bir gün olarak kazımaya çalışıyorlar. Hâlbuki pazartesi çok önemli bir gündür. İslami açıdan pazartesi çok önemli olaylar gerçekleşmiştir. İbn-i Abbas’tan -radıyallahu anh- şöyle rivâyet edilmiştir:  “Hazret-i Peygamber, pazartesi günü doğdu, pazartesi günü Peygamber oldu, pazartesi Mekke’den Medîne’ye hicret etti, pazartesi günü Medine’ye vardı, pazartesi günü vefat etti. Pazartesi günü (Kâbe’de hakemlik yaparak) Hacer-i Esved’i yerine koydu. Pazartesi günü Bedir zaferini kazandı. Pazartesi günü «Bugün size dininizi tamamladım.»  (el-Mâide, 3)  ayeti nazil oldu.”  (Ahmed, I, 277; Heysemî, I, 196) Pazartesi Hira dağında ilk vahiy Hz Cebrail A.S tarafından getirilmiştir. Yani pazartesi günü peyagmberlik verilmiştir.  Pazartesi Allah gönlü ve ruhu besleyen yeşilliği, ağaçları yaratmıştır.   Peygamberimiz Pazartesileri oruç tutardı. Yani Pazartesi ...

İstanbul'un Semtleri İsimlerini Nereden Alıyor ?

Aksaray:  Fatih’in sadrazamı Ishak Paşa, Iç Anadolu Bölgesi’ndeki Aksaray’ı ele geçirdikten sonra orada yaşayan bölge insanlarını bugünkü Aksaray semtinin bulunduğu yere gönderir. Aksaraylılar da semte adlarını verirler. Ahırkapı:  Marmara Denizi’nin kıyısında yer alan yedi ahır kapısından birisi olan bu semte, Padişah atlarının bulunduğu has ahırın yanında yer aldığı için Ahırkapı ismi verildi. Aşiyan:  Kuş yuvası. Günümüzdeki ismini şair Tevfik Fikret’in burada bulunan,Farsçada kuş yuvası anlamına gelen ‘Aşiyan’ isimli evinden alıyor. Baglarbasi  Semt, en ünlü bağ ve bahçelerin bir dönem burada yer almasından dolayı bu adla anılıyor. Bebek  Semtin isminin nereden geldiği konusunda iki rivayet bulunuyor. Bunlardan ilki,Fatih Sultan Mehmet’in bölgeyi koruması için gönderdiği bölükbaşının Bebek lakaplı olması.Diğeri ise,padişahın semtteki bahçesinde gezerken yılan görüp korkan şehzadesine bebek demesi ve bundan sonra bahçesinin bebek bahçesi olarak anıl...

Üzüntü ve Borç Duası

Ebu Said El-Hudri şöyle dedi: Bir gün Râsulullah ( S.A.V) Mescidi Nebevi'ye girdi ve orada Ensâr-ı kiramdan Ebu Umame diye anılan bir zatı gördü. Ona: "Hayrola Ebu Umâme, namaz vakti olmadığı halde burada oturduğunu görüyorum" diye sordu. O da: "Ya Rasûlullâh birtakım üzüntüler yakama yapıştı, bazı borçlar omuzlarıma bindi de onun için burada oturuyorum" dedi. Allah'ın Râsulü ona: "Ebu Umame, Allah Teala'nın üzüntünü gidereceği, seni borç yükünden kurtaracağı bir duayı sana öğreteyim mi?" diye sordu. Ben de: "Evet Ya Rasûlullâh öğret" dedim. Allah'ın elçisi şöyle buyurdu: "Sabaha ulaştığında ve Akşama girdiğinde şöyle dua et; اَللّٰهُمَّ إِنّ۪ي أَعُوذُ بِكَ مِنَ الْهَمِّ وَالْحَزَنِ وَأَعُوذُ بِكَ مِنَ الْعَجْزِ وَالْكَسَلِ وَأَعُوذُ بِكَ مِنَ الْجُبْنِ وَالْبُخْلِ وَأَعُوذُ بِكَ مِنْ غَلَبَةِ الدَّيْنِ وَقَهْرِ الرِّجَالِ Allahümme innî e’ûzü bike mine’l-hemmi ve’l-hazeni. Ve e’ûzü bike mine...

Sadako ve Kağıttan Bin Turna Kuşu

Resim
Küçük Japon kız Sadako, 6 Ağustos 1945' te Hiroşima’ya atom bombası atıldığında 2 yaşındaydı. 12 yaşına geldiğinde maruz kaldığı radyasyon nedeniyle kansere yakalanmış ve hastaneye yatırılmıştı. Ama durumu ümitsizdi. Hastanedeki tüm doktorlar, küçük kızın ölümü için gün sayarken, küçük Japon kız hayat doluydu. Koridorlarda koşuyor, oynuyor ve diğer hastalara yardım ediyordu. Hastaların arasında en sevdiği kişi ise 80 yaşlarında, kendisi gibi kanser olan yaşlı bir kadındı. Küçük Japon kızı, ölüm döşeğindeki bu yaşlı kadını hiç yalnız bırakmamıştı. Kadın ölmeden hemen önce “Benim için çok geç ama, bizim inanışımıza göre; eğer bir kişi kağıttan 1000 tane turna kuşu yaparsa, her istediği kabul oluyor. Ben yapamadım, sen yap ve kurtul” demiş ve son nefesini vermişti. Küçük Japon kız çok üzülmüş ama hayatta kalma arzusuyla geleneksel Japon sanatı olan origamiyle kağıttan turna kuşları yapmaya başlamıştı. Neşe içinde çalıştığından ilk başlarda öyle hızlı yapıyordu ki,1000 tane turn...

Vucudumuzun Mucizesi

İnsanlar kendi vücutlarını tepeden tırnağa bildiklerini söylerler. Fakat bu haberi okuduktan sonra vücudunuz hakkında o kadar da çok bilginiz olmadığını göreceksiniz. İşte; Vücudunuz hakkında sizi şaşırtacak 16 olağanüstü gerçek: 1. Dil izi: Eğer kimliğinizi saklamak isterseniz, dilinizi çıkarmayın. Parmak izine benzer şekilde, herkes tek ve benzersiz bir dil izine sahip. 2. Döküntü: Evde tüy dökme derdinden şikayetçi olan sadece evcil hayvanınız değil. İnsanlar her saat yaklaşık 600 bin deri partikülü döküyor. Bu her yıl yaklaşık 680 gram tutuyor, bu nedenle ortalama bir insan 70 yaşına kadar yaklaşık 48 kg deri dökmüş oluyor. 3. Kemik sayısı: Yetişkinlerde bir bebekten daha az kemik bulunuyor. Doğduğumuzda 350 kemiğe sahip oluyoruz, ancak gelişim süreci boyunca kemikler eriyip birbiriyle kaynaşıyor ve yetişkin olduğumuzda sadece 206 kemiğimiz kalıyor. 4. Yeni mide: Mide mukozasının dış tabakası ömrü çok kısa olduğu için 3-4 günde yenilendiğini biliyor muydunuz? Eğer yenilenmeseydi...

Veda Busesi'nin Hikayesi

Eşini kanserden kaybeden Orhan Seyfi‘nin kansere yakalanan kızı, “Annem öldüğünde çok ağladın. Ben ölürsem ağlamayacağına söz ver” deyince Orhan Seyfi söz verir. Bir süre sonra kızını kaybeder ve şu dizeleri yazar:  “Bir alev halinde düştün elime, hani ey gözyaşım akmayacaktın?”