1 Haziran 2014 Pazar

Allah indinde en şerli kul

Firavun birgün hamamda yıkanıyordu. Birdenbire şeytan, insan şeklinde kurnanın yanında peyda oldu. Firavun çok korktu ve: "Sen kimsin, bu kadar muhafızların arasından geçip buraya nasıl girdin" dedi. "Ben şeytanım" diye kendini tanıttı ve firavun ile sohbete başladı. Şeytan, firavun ile eğlenmek istedi. Sihir yaptı ve hamamın suyunu dondurdu. Firavun, su almak için tası kurnaya uzattı. Ancak su buz haline gelmiş olduğundan tas buza çarptı ve su alamadı. Firavun su almak için tekrar yeltendi. Ne varki buz olduğundan tasa su doldurmağa muvaffak alamadı. Sonunda tası hırsla yere fırlattı. 
Bu sırada şeytan ona sordu: "Neye kızdın?" Firavun dedi ki: "Baksana su birdenbire donup buz haline geldi. Su alamıyorum" Şeytan: "Haydi kendini göster de buzu erit ve suyu tekrar eski haline getir bakalım" dedi. Firavun: "Bunu nasıl yapayım?" dedi. Şeytan sordu: "Demek aciz kaldın?" Firavun: "Evet aciz kaldım" dedi. Firavunun bu sözleri üzerine şeytan taşı gediğine koydu: "Hani sen milletine "Ben sizin en yüce Rabbinizim!" diyordun ya. Hem tanrı olduğunu söylemek, hem de acz göstermek olurmu?" Firavun işi anladı ve şeytana çıkıştı : "Bu işleri başıma getiren hep sensin. Şimdi de karşıma çıkıp alay ediyorsun" Bu söz üzerine şeytan sihiri bozdu. Su eskisi gibi akmağa başladı. 

Firavun şeytana sordu: "Ey mel'un! Acaba Allah indinde sen ve benden daha şerli bir kul varmı? Zira sen vaktiyle kibirlenerek Allah'ın emrine karşı geldin. Ben de fani bir insan olduğum halde Tanrı olduğumu iddia ediyorum"

Şeytan dedi ki: "Evet Allah'ın seninle benden daha da şerli daha da kötü kulu vardır" Firavun sordu: "Kimdir?" Şeytan: "İyilik etmek isteyen birine mani olan, senden de benden de şerlidir" dedi.

Kaynak: Huzurpianri

29 Nisan 2014 Salı

30 NİSAN 2014.. ÜÇ AYLAR BAŞLIYOR..

Bu aylarda bir gün oruç tutanın kabir azabı yok olur. iki gün oruç tutana melekler bir sene içinde kazandığı sevap kadar sevap yazar. üç gün oruç tutan bütün hastalıklarından kurtulur. Hak yolunda atılan her adımda 70 günah yok olur.
La ilahe illallah ey nuru Receb.
Muhammedür Resulullah dualar müstecab.
"Allah'ım, bizim için Recep ve Şaban aylarını bereketli kıl ve bizi Ramazan'ı Şerif'e ulaştır." | Hz.Muhammed (sav) |
"Allahümme bârik lenâ fi Recebe ve Şa'bane ve bellığnâ Ramazân"

23 Nisan 2014 Çarşamba

Evlilik Üzerine

Pırıl pırıl ütülü giysili, misler gibi parfüm kokulu, saçları taralı, dişleri fırçalanmış adamı / kadını sevmek kolaydır.
Aslında aşk, aynı insanı, sabahın körü uykudan uyandırdığındaki en sinirli hali ile de kabul edebilmek, aynı tuvaleti bir dakika arayla kullanabilmek, diz yapmış pijamalarla kanepede yastıklara sarılıp sızmışken bile şefkatle okşayabilmektir.
Buna katlanamayanlar zaten âşık değillerdir.
Bu durumda evlilik hoşlandığın insana karşı olan duygularını öldürüyor diyebiliriz. Zira âşıksan, aynı havayı solumak bile zevk verir. Hep beraber olmak istersin. Banyodan gelen su sesi bile onun evde olduğunun işaretidir ve huzur verir.
Ütülediğin gömleğin ona ne kadar çok yakışacağını düşünürsün. Pişirdiğin yemeği ne çok seveceğini
hayal edersin. Bin tane ayakkabısı varken bin birinciye sahip olmaktan mutlu olacak diye, istediğin gömleği satın almaktan vazgeçersin.
Zamanla almaktan çok, bir şeyler vermekten mutluluk duyduğunu keşfedersin. Eğer kadın evlilikte ikinize yemek pişirecek, dolabı düzenleyip ütüyü yapacak bir anne olacak görülüyorsa, o kadının saçlarının hiç yağlanmadığı ve adamın geceleri terlemediği düşünülüyorsa, asla kavga edilmeyecek ve lavabo tamir edilirken dahi gülüşüp öpüşülecek zannediliyorsa zaten beklenti bir evlilik değil, bir amerikan filmini yaşamaktır. Bu hayallerle yola çıkıldığında, damat ilk gece gelinin saçlarından onbin firkete sökmeye çalıştığında, gelin ise damat firketeleri çıkaramayıp “s….m böyle kuaförü” diye söylendiğinde zaten evlilik sandıkları şey çatırdamaya başlayacaktır. Evlilik; sadece aşk değildir.
Evlilik; ev arkadaşlığı, kankalık, sırdaşlık, ortak hesaba sahip mudilik, ayrı kökenlerin birleşmesi, başı hatırlanmayan bir akrabalık ilişkisidir. Aşk bu ilişkide tutkuyu sağlar ama zaten tek başına ayakta tutamaz.
Âşıksanız ateşli sevişmeler yaşarsınız ama kış akşamları evde konyak içip geyik yapamayabilirsiniz. Hala canınız sıkıldığında onu değil de annenizi arıyorsanız, yalan olmuştur o evlilik.
Aşk evlilikte gider gelir. Halıya kola döktüğünde aşk biter, ama o, halıyı temizleyebilirse gene aşık olunur. O aradaki sinir evresini aşabilenler ellinci yıla kadeh kaldıranlardır. Tahammül edemeyenler ise ikinci evlilikten sonra artık evliliğin yalan olduğuna inanacaklardır. Zafer, direnenlerin olur.
CAN DÜNDAR

20 Nisan 2014 Pazar

Esma: Es Selâm Anlam ve Dua

Es Selâm

Tüm sıkıntı ve dertlerden uzak huzur halini Yaratan. Tüm sıkıntılardan kurtarandır Allah. (azze ve celle)
Her çeşit ârıza ve hâdiselerden sâlim kalan; Cennet'teki bahtiyar kullarına selâm edendir.
Bu ism-i şerif, Kuddûs ismi ile yakın bir mânâ ifade etmekte ise de Selâm ismi, daha ziyade geleceğe aittir. Yani, Cenâb-ı Hakk'ın gerek zâtı, gerek sıfatı ileride en ufak bir değişikliğe, bir zaafa uğramaktan münezzehtir. O, ezelde nasılsa ebed de de öyledir.
Allah, (azze ve celle) her türlü eminliğin, salimliğin aslı olup, ayıptan kusurdan ve her çeşit eksikliklerden uzak olan yüce yaratıcı anlamındadır. Allah, (azze ve celle) yok olmaktan ve hatıra gelen her türlü eksikliklerden uzaktır. Buna göre dünyadan ve ahiretten emin olmak isteyenleri ve kurtuluşa ermek dileğinde bulunanları, kurtuluşa erdirecek olan da yalnız Allah'tır. (azze ve celle)
Allah (azze ve celle) kullarını selam Adıyla her türlü tehlikeden selâmete çıkarandır.
*****“ O, Kendisinden başka ilah olmayan Allah’tır. Hükümdâr’dır. Mukaddestir; Selâmdır; güvenlik Verendir; gözetip koruyandır; daima Galib; istediğini yaptıran ve büyüklükte eşi olmayandır. Allah, onların ortak koştukları şeylerden münezzehtir.” (el-Haşr Suresi 23. Âyet Meali)

*****
Ey her türlü kusurdan münezzeh olan Allah’ım!
Ey her türlü sıkıntıdan kullarını selâmete çıkaran Allah’ım!
Ey Hükümdar!
Ey Mukaddes!
Ey Selâm!
Ey Allah!
*****
Selâmına muhtacız Ya Rab!
Her zamankinden daha çok muhtacız Selâmına!
Selâm Adınla selamla bizi!
Selâm Adınla bizi kötülüklerden koru!
****
Selim bir kalp ver bize Allah’ım!
Yalnız Sana teslim olsun kalplerimiz!
İçinde Senden başka hiçbir şey barınmasın!
Seninle sâlim olur sâlim olan!
Kurtuluşa Seninle erer kulların ancak!
Kurtuluş yalnız Sendendir ey Selâm!
Selâmınla kurtuluşa erenlerden eyle bizi!
*****
“Rableri Katında onlara Daru’s Selâm (Cennet) vardır. Ve işledikleri iyi ameller sebebiyle O, onların dostudur.” (Enâm Suresi 127. Âyet Meali)

Daru’s Selâm’a ulaştır bizi Rabb’im!
Bizi Cennetine ulaştır!
Cennetine lâyık olacak ameller yapmamızı nasip et hepimize!
Seâmınla selâmete erenlerden eyle bizi!
Cennet ehlinin selâmlaşmasına ortak et bizi Rabb’im!
Bizim dostumuz Sen ol!
*****
Hiçbir noksanın yoktur Senin Allah’ım!
Varlığının sonu yoktur!
Sen Ezelsin!
Sen Ebedsin!
Selâm Sensin!
Bizi korktuklarımızdan emin kılan Sensin!
Korktuklarımızdan emin kıl bizi Allah’ım!
Elimizden dilimizden insanları emin kıl!
Bizi selâmete eriştir Selâm Adınla!
*****
“Buna karşılık, elçiler şöyle demişlerdi. Allah’ın işine mi şaşıyorsunuz? Ey ev halkı! Allah’ın rahmeti ve bereketi sizin üzerinizedir. O, hamdolunmaya lâyıktır; hayır ve ihsan sahibidir. “ ( Hûd Suresi 73. Âyet Meali) 

Rahmetini ve bereketini esirgeme üzerimizden Allah’ım!
Selâm Adınla koru bizi kötülüklerden!
Şeytana uymaktan, şerden, 
Kötülükten ve şirkten,
Selâm Adınla koru bizi Allah’ım!
*****
Resulullah (Sallalahu Aleyhi ve Sellem) buyurdu ki; Allahü Teâlâya yemin ederim ki, mümin olmadıkça Cennete giremezsiniz. Birbirinizi sevmedikçe de mümin olamazsınız. Size Bildireceğim şu amelle birbirinizi seversiniz ancak: Aranızda selamı yayınız!
Resulullah (Sallalahu Aleyhi ve Sellem) buyurdu ki;
Abdeste devam et ve güzel abdest al ki, ömrün uzasın. Karşılaştığın herkese selam ver ki, hasenatın çoğalsın! Evine girince, ev halkına selam ver ki, evin iyiliği ve bereketi artsın!

Adımızı müminlerle yazsın Meleklerin!
Bizi selâmını yayanlardan eyle Yâ Rab!
Selâmınla hasenatını çoğaltanlardan eyle bizi!
Selâmınla artır bizim bereketimizi!
Senin Selâmınla selâmlaşanlardan olmamızı nasip et!
Selâmınla al bizi Cennetine Ya Rab!
Cennette de bizi müjdenle Selâmla!

6 Nisan 2014 Pazar

KULUN İLK HESABA ÇEKİLECEĞİ ŞEY NAMAZIDIR"

Beş vakit namazın fazilet ve ehemmiyetinin beyan edildiği hadîs-i şerîşerden:
• "Kulun ilk hesaba çekileceği şey namazıdır. Allâhü Teâlâ'nın bu ümmete (imandan sonra) ilk farz kıldığı şey de namazdır."
• "Büyük günahlardan kaçınıldığı müddetçe beş vakit namaz, aralarında geçen (küçük) günahlara keffâret olur."
• "Kıyâmet günü kulun ilk hesaba çekileceği şey, beş vakit namazıdır. Eğer o kulun namazını tam yaptığı görülürse namazı tam olarak yazılır. Eğer namazından bir şeyi eksik yapmışsa Allâhü Teâlâ meleklerine şöyle buyurur:
'Bu kulumun kıldığı nafile namaz görebiliyor musunuz? Farzlardan zayi ettiği şeyleri nafile namazlarıyla tamamlayın.' Sonra da (oruç, zekat, hac gibi) diğer amelleri bu şekilde (eksikleri varsa nafileleriyle tamamlanarak) hesaba çekilir."

31 Mart 2014 Pazartesi

Gıybet Nedir,

Rasûlullah (sav) birgün:
“–Gıybet nedir, bilir misiniz?”diye sormuştu. Ashâb-ı kirâm:
“–Allah ve Rasûlü daha iyi bilir.” dediler. Hazret-i Peygamber:
“–Gıybet, din kardeşini hoşlanmadığı bir şeyle anmandır.” buyurdu.
“–Söylenen ayıp, eğer o kardeşimde varsa, ne dersiniz?” diye soruldu.
“–Eğer söylediğin şey onda varsa gıybet ettin; yoksa, o zaman ona iftirâ ettin demektir.” buyurdu.
(Müslim, Birr, 70; Ebû Dâvûd, Edeb, 40/4874) (Osman Nûri Topbaş, Faziletler Medeniyeti II, Erkam Yay.)

30 Mart 2014 Pazar

Âyetü'I-Kürsinin Fazilet Ve Havassı

Efendimiz (s.a.v.) hazretleri şöyle buyurdular:
Âdem Aleyhisselâm, insanların efendisidir, Muhammed Mustafa (s.a.v.) Arabların efendisidir. Övünmüyorum. Rumların efendisi Suhayb'tir. Fars'ın efendisi Selman'dır. Habeşin efendisi Bilâl'dır. Dağların efendisi Tur-i Sinâ'dir. Günlerin efendisi Cuma günüdür. Kelâmın efendisi Kur'ân-ı Kerîmdir. Kur'ân-ı Kerîmin efendisi. Bakara süresidir. Bakara sûresinin efendisi de Âyetü'I-Kürsîdir.[1] (1/405)
"Bu âyet-i Kerîme (Âyetü'l-kürsî) bir evde okunduğu zaman, şeytanlar oradan kaçarlar. Otuz gün oraya yaklaşamazlar. Erkek ve kadın sihirbazlar (ve onların sihir ve büyüleri) kırk gece o eve giremez. Ey Alil Onu, (âyetü'l-kürsîi) çocuklarına, ehline ve komşularına öğret. Bundan daha büyük bir âyet inmedi. [2]
Yine Hazret-i Ali (r.a.) Efendimizden rivayet olundu, buyurdular:
"Ben sizin peygamberiniz (Efendimiz s.a.v.)den işittim. Minberin üzerinde şöyle dediğini işittim:
-"Kim. âyetü'l-kürsîi her farz namazın arkasından (hemen) okursa, cennete girmekten onu ancak ölüm men eder. Buna ancak sıddîklar ve âbid olan kişiler devam edebilirler. Kim yatağına gireceği zaman, âyetü'l-kürsîi okursa, Allâhü Teâlâ hazretleri, onun kendisini, komşularını, komşularının komşularını ve çevresinde bulunan evlere [3]emniyet verir. [4]
[1] Câmiu's-sağir, hadis no: 4754,
[2] Tefsûrü Ebû Suud, c. 1, s. 249,
[3] Beyhakî: 2395, Bu Hadîs-İ şerîfin baş tarafı: Kenzü'l-Ummâl: 2S34 de geçmektedir.
[4] Rûhu’l-Beyan Tefsiri, Ömer Faruk Hilmi, Fatih Yayınevi: 3/66-68.